2017’de Türkiye’de Elektrikli Araba Almak

electric-vehicle-charging-vs-gasoline-e1484590338347

Dünya’da elektrikli otomobiller aldı başını gidiyor. 3 senedir Türkiye’ye elektrikli arabaları anlatmaya çalışan ve sektörde pek çok çalışması bulunan birisi olarak üzülerek belirtiyorum ki treni kaçırıyor gibiyiz. Satış rakamlarımız Dünya ile kıyasladığımda şaka gibi. Her çeyrekte satılan elektrikli araba sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Peki suçlusu kim? Bu neden böyle? Halk hazır değil mi? Anlamıyor mu? Devlet mi desteklemiyor?  Nedir?


Dünya’da akaryakıtlıdan elektrikliye geçişte o ‘devrilme noktası1)Motorlu arabaların hurda statüsüne çıkmaya başladığı ve herkesin gözünde buharlı tren imajına büründüğü o an. Her klasmanda evrensel olarak daha ekonomik olması. Tahminimce 2020-2025 arası bir noktada yaşanacak. denen yere daha ulaşmadık evet. Onun için üretimi geçen hafta başlayan Tesla Model 3 teslimlerinin hız kazanması, şarj altyapısının gelişmesi ve diğer markaların da 350-400km menzilli, güzel fiyatlarda otomobilleri satışa sunması gerekiyor. Bu devrilme noktasına doğru emin adımlarla ilerliyoruz buna şüphe yok. Tek tek yazmayacağım, aklınıza gelen her marka elektrikli otomobiller ile ilgili planlarını açıkladı ve en geç 2019-2020’ye kadar hepsi ‘Tesla-killer’larını çıkartacaklar. Devrilme noktasına henüz gelmemiş olsak da ilgide ciddi bir artış var ve çoğu markanın oldukça rekabetçi noktalarda satılan %100 elektrikli otomobilleri mevcut. Pek çoğumuzun ise maalesef bu arabalardan haberi bile yok çünkü istesek de Türkiye’de alamıyoruz. Dünya bilinç ve satış olarak 2017’de ise biz 2011’deyiz. Bu yazıda bu durumu marka marka açıklayıp Türkiye’nin geri kalmasına suçlu arayacağım. Başlıyorum.

Devletten Teşvik mi Yok?

tcDuyuyoruz, yurtdışında çok ülkede elektrikli otomobil yaygınlaştırmak için teşvik var, bizde yok diye. Hayır. Bence mevcut otomobil vergilendirme sistemini düşününce ÖTV’nin diğer muadil arabalardan müthiş bir şekilde düşük olması büyük teşvik. Teşvik illa ABD’de olduğu gibi üstüne para vermek anlamına gelmek zorunda değil. Pazar içinde değerlendirme için görece bakmak daha doğru. İçten yanmalıda %50-%160 arası ÖTV değişirken elektrikli otomobilde bu %3-%15 arası değişiyor. Üstelik elektrikli otomobiller MTV’den de muaf. Sonuç; BMW i3 – BMW 520d kıyası yaparsak Almanya’da i3 yaklaşık 35k €’luk bir araba, 520d ise 45k€’luk bir araba. Aralarındaki değer farkı %30 yani. Ama Türkiye fiyatlarında i3 45-50k €’ya gelirken 100k €’dan ucuza 520d almak mümkün değil. Yani aslında elektrikli otomobiller enayi gibi hissetmeden özgürce ve verdiğiniz paranın hakkında kalite satın alabileceğiniz otomobiller. Görece ÖTV teşviği elektrikli araçları pazarda daha uygun hale getiriyor. Demek ki sorun teşvikte değil.

Türk halkına uymuyor, anlamıyor mu?

Bu varsayım büyük genelleme yaparak en baştan kaybediyor. Herkes ‘benim köye gitmez’, ‘alınır mı bu burası İsveç mi sandın sen?‘ zihniyetinde peşin hükümlü değil bana güvenin. Kaldı elektrikli otomobiller bugün hala %100 tavizsiz noktada değiller, herkese uymak gibi bir iddiaları da yok. En uzun menzillisi olan Model S 100D2)yaklaşık 550km tek şarj ile menzil bile olsa sürekli altında araba, Anadolu’da gezen satış elemanına planlama gerektirir. Ama zaten bir teknolojinin anında herkesi kapsamasını bekleyemezsiniz. Bu yine de anlatıldığı taktirde hatrı sayılır bir kitlenin işini göreceği ve mutlu edeceği gerçeğinin önüne geçemez. Son üç senede TeslaTurk’e oluşan ilgi, gelen sorular, sizlerin attığı mailler çerçevesinde görüyorum ki bilgi eksiğimiz çok fazla. Giderildiği ve satış için çaba gösterildiği halde ciddi alımla ilgili çok kişi var. Bu da beni asıl suçlu olarak gördüğüm kısma getiriyor;

Otomobil Bayileri…

Otomobil bayiliği tabii ki de para kazanma beklentisi olan bir iştir, ticarettir. Marka marka ele almadan önce kısa özetlemek gerekirse; Dünya’da pek çok diğer pazarda olduğu gibi bizde de bayiler tezgahlarına elektrikli otomobil ile ‘çomak sokmak’ istemiyor. Düşünsenize; satışçından servisine herkesi tekrar eğiteceksin, satış için anlatmakla çok daha fazla vakit geçireceksin, üstelik asıl gelir kalemin olan ‘servis ziyareti’ çok daha az olacak. Yani yatırım yapıp para kazanmayacaksın. Geniş bir vizyona sahip değilsen tabii ki; ‘Ne uğraşıcam?’ dersin. Bu acı gerçek bizde genel haliyle var olan ‘Bize icat çıkartma’ zihniyetiyle birleşince sonuç elektrikli oto devrimini 7 yıl geriden takip eden bir Türkiye oluyor. Dünya’da elektrikli otomobil satan ama Türkiye’de elektrikli araba konusunda ölü taklidi yapan markalarımızı analize başlayalım;


Renault (ZOE, Fluence ZE) – Yanlış Strateji Travması

renault-zoe-ze-40Renault Türkiye hakkını yememek lazım ki Türkiye’de elektrikli otomobile en çok çaba harcamış firma. Hatta belki izlemişsinizdir yeni kasa DMA Basic ile İzmir’e giderken onların istasyonlarını kullandım. Ama bugün maalesef 2012-2016 arası sarfettikleri çabaya karşılık yaşadıkları hüsranın travmasını yaşıyorlar. Renault’nun yanlış stratejik kararlarına bir ülkenin elektrikli oto anlayışı kurban gitti diyebiliriz.

Taa 2012’de Renault Fluence ZE Türkiye’de üretilmeye başladığında asıl proje İsrail’li bir firma olan Better Place ile ortak idi;

  • Better Place bataryaları ve batarya değişim istasyonlarını kuracak.
  • Batarya hızlıca değiştirilecek ve şarj ile uğraşılmayacak.
  • Batarya hep değiştiğinden arabayla birlikte batarya satılmayacak3)arabanın en pahalı parçası böylece arabanın fiyatı da düşecek, bataryaları da kiralayacağız. İşte tüm Türkiye’de elektrikli araba ile azıcık bile birşey duymuş birinin bildiği, ülkemizin travması batarya kirası muhabbeti böyle doğdu.

2012’den bakınca kağıt üzerinde çok hoş bir plan gibi dursa da burada hata yıllardır Tesla hariç herkesin yaptığı ‘Elektrikli Otomobile LPG’li yaklaşımı’. Elektrikli otomobil de diğer her yeni teknoloji gibi tepeden aşağı inecek, iniyor. Tabii ki de anında daha ekonomik olmasını bekleyemeyiz. Elektrikli araba satın almak isteyecek müşteri bu noktada şu ikisinden birine uymalı;

  1. Teknoloji meraklısı
  2. Çevreci (dürüst olalım, çok çok çok düşük bir demografik)

Fluence ZE durumunda araba ilgisini çeken kişi Euro cinsinden uçuk bir fiyattan batarya kirasını duyunca arabanın fiyatına bakmaz, bir depo zaten o kadar der, geçer. Teknoloji meraklısının zaten ilgisini çekmez çünkü araba bildiğimiz Fluence’ın pillisi, herhangi bir albeni yok. Sadece çevreyi korumak adına bir araba satın almak isteyecek insan sayısı da özellikle Türkiye’de belki bir elin parmaklarını geçmez. Bunun üstüne tuz biber gibi bir de bayi satışçıları için normal araba ile elektrikli araba primleri bir tutulunca kasıtlı bir elektrikliden uzaklaştırma da ortaya çıktı. Çünkü bir satışçı bildiğimiz 1.5cDi Clio’yu 10dk anlatsa yetecek iken ZOE’den bahsetmeye başlasa tamamen herşeyi yeniden anlatması gerekecek, saatlerini harcayacak. Buna müdahele olmaması da TeslaTurk forumlarında bir takipçimizin anlattığı; ‘Boşverin ZOE’yi biz size Clio verelim’ durumlarına yol açtı.

Renault bu strateji ile başlayıp Fluence ZE’leri satamayınca. Üstelik bu araçların bataryaları beklenenden hızlı kapasite kaybı yaşayıp menzil olarak da orijinalin %70-80’lerine hızlıca inince, son olarak da Better Place batıp batarya değisim programı rafa kalkınca proje tamamen ortada kaldı.

Daha sonra ise orijinal Renault ZOE 2 sene geç de olsa 2014 sonu gibi yanlış hatırlamıyorsam satışa çıkarıldı ama yine batarya kirası ile. Sonucunda Renault Türkiye uğraşının karşılığını alamadı, Türkiye’de büyük bir kitle hala daha her elektrikli arabanın batarya kirası ile var olduğunu düşünüyor ve yeni Renault ZOE hala Türkiye’ye gelmedi.

300km gerçek kullanım menziline sahip büyük bataryalı Renault ZOE ZE40 Kasım 2016’da tanıtılıp Ocak 2017’de satışa başlandı. Nisan’a kadar Renault’yu bu aracı almak için ciddi sıkıştırdım ama yeri geldi muhattap bile bulamadım bahsettiğim travmadan ötürü. Temmuz 2017 itibariyle Renault ZOE ZE40 Avrupa’da onbinlerce teslim edilip satış rekorları kırarken Türkiye’de hala yok. Renault’yu ararsanız muhtemelen bir dahaki ay geliyor derler. Ocak’tan beri o cevabı veriyorlar çünkü.

Nissan Leaf

Nissan LeafBilmiyorum biliyor musunuz, Nissan Leaf diye bir %100 elektrikli otomobil var ve ilk çıktığı 2011 yılından bu yana yüzbinler sattı. Hatta Dünya’nın en çok satan elektrikli otomobili o. Ama Türkiye’de bir tane bile satmadı çünkü satmadılar. Nissan bu arabayı vergi avantajından kaynaklı uygun fiyatına rağmen asla Türkiye’de satmadı. Sormaya çalıştığım hiçbir yerden de cevap alamadım. Belki de Renault-Nissan ittifak halinde olduğundan Renault’nun yanlış sratejisinin yarattığı hüsrandan çekindiler. Ama Nissan Leaf’te batarya kirası yok ve fiyatı muhtemelen bir Golf ile aynı olacaktı. Az da olsa satması, kullanılması, sokaklarda görülmesi bilgiyi bilinci artıracaktı. Ama olmadı.

Volkswagen e-Golf ve GTE plug-in hibritler

Pek çok kişinin haberi olmayan bir başka otomobil. Volkswagen e-Golf. Bildiğimiz Golf’ün %100 elektriklisi. Doğuş Oto’ya adil olmak gerekirse esasen eGolf bir ‘compliance car’. Yani belli pazarlarda koyulan sıkı emisyon limitlerine uymak, satılan araçların ortalama emisyonunu düşürmek için yapılmış (çevrilmiş) bir araba. Türkiye’ye gelmesi, sunulması güzel olurdu ama fiyat olarak çok mantıklı seviyelere gelmezdi. Yine de Doğuş Oto’nun Volkswagen’in plug-in hibrit modelleri Golf GTE, Passat GTE gibi modelleri satmaması marka bazlı anlatıma geçmeden önce anlattığım sebepten gibi duruyor.

BMW i3

Maceranın ikinci sezonunun baş karakteri.

BMW i3 bugüne kadar Türkiye’de en ciddi satışa sunulan ve en çok destek gören elektrikli otomobildir. Borusan Oto vergi avantajı ile daha düşük paraya ne kadar daha fazla ‘değer’ satın alınabildiğini görüp BMW i projesine büyük hevesle başladı. Borusan için bir prestijdi de tabii. %100 hakkını verdi diyemesem de Türkiye şartlarında gayet iyi performans gösterip çaba sarfetti. BMW iRemote gibi bir elektrikli arabanın en iyi özelliklerinden biri olan internete bağlanma, uzaktan kontrol gibi özellikleri destekledi, BMW i için personel eğitti, ana şubelerine hızlı şarj istasyonlarını kurdu vs. Türkiye’de açık ara yapılan en iyi iş.

Ancak onlar da tam anlatamamış olmalılar ki ben üç ay önce ikinci el bir BMW i3 alıp neden mantıklı olduğunu anlatmaya başladıktan sonra ikinci el piyasası hareketlendi sıfıra ilgi arttı.

Ama bu noktada da BMW AG yani Almanya’nın biraz geri kalmışlığından kaybediyoruz. Sıfır km almak istesek yeni 94Ah BMW i3’ler 200,000 TL civarında ve 30kWh kullanılabilir bataryaya sahip. (~200km menzil) Tesla Model 3, Jaguar iPace gibi uzun menzilli arabaların çağının geldiği dönemde sıfır BMW i3’e bu yatırımı yapmak bence doğru degil. Tüm Dünya’da değil. BMW maalesef bu noktada geriden geliyor. Menzil anlamında tavizlerin kalktığı günlerde görece yüksek fiyata kısıtlamanız oluyor. 2018 sonunda 120Ah kapasiteli BMW i3 bataryaları çıkacak dedikoduları var ama 120Ah bile 42kWh yapar. Giriş fiyatındaki Tesla Model 3’ün bile 55kWh bataryasının olacağını düşünürsek çok düşük.

Hyundai Ioniq (Elektrikli!)

Hyundai tüm uzak doğu firmaları gibi yıllardır bataryalı elektrikli araç (BEV) fikrine çok yaklaşmayıp hidrojen yakıt hücresi (FCEV) hayalinde oyalanıyordu. Ama sonunda onlar da hidrojenin fiziksel verimsizlik ve pahalılığına inanmış olmalılar ki bataryalı elektrikli otomobil alanına bomba gibi bir giriş yaptılar.

Yaklaşık bir sene evvel Hyundai Ioniq ile giriş yaptılar. Hyundai Ioniq üç model olarak sunuluyor;

  • Hibrit: Elektrikli motor ve pil çok ufak. Şarj bile olmuyor. Sadece benzinli motorun verimsiz devirlerinde yardımcı oluyor.
  • Plug-in hibrit: Temsili ufak bir batarya ile elektrik ile 20-30km gidip daha sonra benzin ile gidebilir. Ya da ikisinin karışımı gidebilir. Motor ile bataryayı şarj edebilir ya da şarj için fişe takabilir, isterseniz sadece benzinli motorla gidebilirsiniz. Yani tam hibrit, iki arabanın da komplikasyonu var.
  • %100 Elektrikli: İşte beni alakadar eden kısım. Hareketli parça olmaması ile minimum komplikasyon ve maksimum huzur. 28kWh batayara kapasitesi ve çok verimli bir tasarım ile gerçek kullanımda rahatça 200+ km menzil. Üstelik canavar gibi hızlı CCS şarj.

01-2017-hyundai-ioniq-geneva-1

Ioniq’in incelemelerinin pek çoğunda %100 elektrikli model en çok beğenildi. Bizim Hyundai ise uzun süre sessiz kaldıktan sonra “İşte Ioniq” diye normal hibrit modeli getirdi. Risk almadı. Şarj, menzil vs. hiçbir konuda kimseyi eğitmesine gerek yok. Üstelik yeniliğe açığız imajı da sağlam.

Bu noktada aslında Hyundai’ye çok yüklenmek istemiyorum çünkü belki de planları dahilindedir elektrikliyi de getirmek. Bekleyip göreceğiz. 

Opel (Ampera-e)

Opel-Ampera-EOpel Ampera-e bildiğimiz Chevrolet Bolt‘un Avrupa modeli. Yani çağımız elektrikli otomobili tanımına uyan 60kWh bataryası ve minimum 400km gerçek kullanım menzili var. 500km üzerine çıkmak bile mümkün.

Tabii bu noktada sıkıntı Türkiye Opel bayilerinden çok Opel’in, hatta GM’in kendisinde. Chevrolet Bolt General Motors’un zararına sattığı bir otomobil. Ama arabadan ettiği zararı sattığı pazarlarda bunu satarak kazandığı sıfır emisyon kredisi değerleri ile kara çeviriyor. Ama bu araba bile bir ‘compliance’ arabası kaldığı için seri üretmiyor, ödül veren pazarlar hariç girmiyor. Bırakın Türkiye’yi Avrupa’da bile Norveç gibi, Hollanda gibi elektrikli araç bilinci yüksek ülkelerde teslimleri adam gibi gerçekleşemedi. Aynı oyunu Opel de oynuyor yani. Türkiye’de 2018 sonuna kadar Ampera-e görmeyiz, hatta belki onu bile görmeyiz.

Tesla

Elektrikli arabayı arzulanan şey yapan, LPG’li muamelesi yapmayıp normal yoldan giden tek markamız Tesla. Hepimiz4)tamam tamam çoğumuz de onun için burada elektrikli arabalarla ilgili bir yazı okuyoruz. Onların arabası diğerlerinin aksine yüksek derecede ‘istenen’ olduğundan Türkiye’de ÖTV avantajı ile de oluşan talebin farkındalar.

Yazı tarihi itibariyle Türkiye’de aktif Tesla sayısı 150’yi geçti. Ülkede servis veya uzun yol için hızlı Supercharger yokken, en ufak sorunda 5)ki inanın bana sorunlar çıkabiliyor Avrupa’ya arabayı götürmeye gerek olmasına ve bahsettiğim arabanın en ucuzu bile 400,000 TL değerde iken bu ciddi bir rakam. Tesla da bu talebin her zaman farkında olarak Türkiye’yi planlarına aldı ama erteledikçe erteledi.

Model X-2

En çok 2016 yazının başında şu yıllardır planlanan 9 supercharger’dan ilkine kavuşmak üzereydik ki 15 Temmuz oldu. O günden bugüne de Tesla’nın tüm Türkiye aktiviteleri durdu. Ondan evvel resmi şirketi kurmuş, iş ilanları açmış, Supercharger görüşmeleri yapmış tam gaz geliyordu. Bugün ise Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün vb. Orta Doğu pazarlarına bile resmi giriş yapmış, Model 3 arifesinde Model S ve Model X siparişlerine bandı beslemek için aç olan Tesla hala Türkiye’yi tabiri caizse sallamıyor.

Şuan için 40 araçlık bir Tesla kullanıcıları grubunun yöneticisi olarak bana inanın satın alımda da, satış sonrası hizmette de tok esnaflık yaparak ‘almasaydın senin pazarın desteklenmiyor’a getiriyor işi Tesla. Daha ne kadar böyle gidecek bilmiyoruz ama her zaman olduğu gibi en geç 1 sene içinde Supercharger, 2 sene içinde de servis bekliyoruz. Ama bizimki de 2014’den beri Renault’nun yeni ZOE’yi getirme hikayesine döndü. Umarım en kısa sürede çözülür.

Özetle…

Gördüğünüz gibi bugün Türkiye’de herhangi bir elektrikli otomobili satın almaya kalksanız neredeyse alamıyorsunuz. Ya kendi kaynağınızı oluşturup kendinizi eğitmeniz ve birçok şeye katlanmanız, yani aktif çaba sarf etmeniz lazım. Ya da almamanız.

Oturduğum yerden esasında kimseyi de suçlamak istemiyorum. Bu problem aslında bizim otomobil bayilerimizin bir derdi de değil. Bu Dünya çapında bir problem. Otomobil firmaları marjların oturduğu, büyük yatırimların yattığı işleyen tezgahlarını bozmak istemiyor. Ama Dünya’nın gittiği belli bir nokta var ve bu dönüşümden kaçış imkansız. Bütün markalar bir yandan bu dönüşümü kabullenmek istemez, yatırımlarını ve statükoyu korumak isterken bir yandan ‘gelecekte biz de varız’ imajını oluşturup, sıfır emisyon kredilerini geçerli pazarlarda kapıp, ‘o gelecek eğer gelirse’ diye çaktırmadan Ar-Ge yapar gibi yapıyor. Ama diğer kulvardan tuzu kuru, kaybedecek bir şeyi olmayıp sadece elektrikli otomobile soyunmuş Tesla’nın başı çektiği firmalar koşturuyor.

Dünya’nın en büyük elektrikli otomobil pazarı Çin’den bir sürü yeni marka çıkıyor, Tesla’dan sonra Silikon Vadisinde Lucid adını ciddi işlerde duyurmaya başladı. Fazla gerçekdışı bir şişirme ile gelse de Faraday Future gerçeği var. Hırvatistan’da bir garajdan çıkıp performansta Porsche ve Ferrari gibi asırlık tecrübelerin en iyi işlerini geride bırakan, sabıkalı petrolhead Jeremy Clarkson ve Richard Hammond gibileri bile etkileyebilmiş Rimac Automobili var.

Bakalım gerçekten bu ölü taklidi yapan, dönüşüme yarım ağızla eşlik edip alttan iş çeviren dev firmalar sermayelerini kullanarak gelecekte yer edinecek mi yoksa gelecek tamamen elektrikli düşünmüş kendi yeni devlerini mi yaratacak?

Bu zincir ancak Model 3 gibi uygun fiyatlı ve tavizsiz elektrikli arabaların satışa sunulması ile kırılabilir. Otomobil devleri bu dEVrim’e gerçek anlamda otomobil teşviği ile değil tüketici teşviği ile katılabilir. Müşteriler elektrikli olmayan, kendini kullanmayan 20. yüzyıl arabalarını istememeye başladığında samimi anlamda dönüşmeye başlayacaklar için çok geç olacak, mühim olan bunları şimdiden görüp pozisyon alabilmekte.

Ülkemizde de aynı şekilde şimdiki haliyle bile Tesla pazara girse ve lüks segmentte diğerlerinden satış çalıp talep anlamında ses getirse bizim bayilerimiz de markalarına elektriklilerin Türkiye pazarında da satışı ile ilgili baskı yapacak. İnanın ki bu zincirin kırılması an meselesi. Çok eğlenceli ve değişik bir üç sene yaşayacağız.

Hayatınız “Elektrikliye yatırımı 1 milyar euroya çıkarttık.” diye manşet attırıp aynı zamanda içten yanmalı motor yatırımını çaktırmadan daha çok artıran Volkswagen samimiyetsizliğinden uzak geçsin.

Sevgiler.

 

Referanslar   [ + ]

1. Motorlu arabaların hurda statüsüne çıkmaya başladığı ve herkesin gözünde buharlı tren imajına büründüğü o an. Her klasmanda evrensel olarak daha ekonomik olması. Tahminimce 2020-2025 arası bir noktada yaşanacak.
2. yaklaşık 550km tek şarj ile menzil
3. arabanın en pahalı parçası
4. tamam tamam çoğumuz
5. ki inanın bana sorunlar çıkabiliyor

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Ana sayfa Forumlar 2017’de Türkiye’de Elektrikli Araba Almak

Bu konu 3 yanıt ve 4 izleyen içeriyor ve en son turgut’in profil fotoğrafı turgut tarafından 19/07/2017 at 16:11 tarihinde güncellendi.

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #5272
    İbrahim’in profil fotoğrafı
    İbrahim
    Katılımcı

    Ben Fluence ZE almadan önce, araçla ilgili bilgi almak amacıyla, Renault’yu defalarca aradım. Her seferinde ya cevap vermediler, ya “ilgili arkadaş şu anda yok, şu zaman arayın” dediler. Zaten Renault müşteri hizmetleri bile pek birşey bilmiyor. “Bununla ilgili Ankara Şube Müdürlüğümüz bilgi sahibi” deyip onun numarasını veriyorlar. İlgili arkadaşla da bağlantı kurunca, ilk söyledikleri şey: “Henüz elektrikli aracımız piyasaya çıkmadı, 2018’de 400 km menzilli olanı çıkacak, bekleyin…” diyorlar.
    Servisler zaten içler acısı. Herkes birilerine yönlendiriyor. Kimse birşey bilmiyor…
    Yani durum bu…

    #5273
    YASİN’in profil fotoğrafı
    YASİN
    Katılımcı

    Eline sağlık güzel bir yazı oldu. çok hak veriyorum yazdıklarına. firmalar insanları değil kendilerini düşünüyorlar. bu yüzden türkiyede araç satışı yok. devlet teşvik veriyor evet ama onunda aldığı ötv kdv miktarı ciddi bir rakam. arabayı üretenden daha çok kazanıyor devlet 🙂 hiç sözü geçmiyor ama yerli aracı ben çok merak ediyorum. bence asıl desteklenmesi gereken o olmalı. yapmadığımız tek şey o. teknolojimizi geliştirmeliyiz. kendimize yetecek kadar kapasiteye ulaşabilirsek bu sefer dünyadan almamıza gerek kalmaz yarış içine gireriz. bakalım sonumuz nasıl olur. Elektrili araçların çoktan yollarda daha fazla olması gerekiyordu. ama öncelikle hızlı DC sarj olayının çözülmesi lazım. bence menzilden daha önemli bu.

    #5274
    turgut’in profil fotoğrafı
    turgut
    Katılımcı

    Emir bey emeginize saglık yazdıklarınız o kadar oturmuşki yaklaşık 1 senedir elektirikli araçlar ilgimi vede dikkatimi çekiyor vede şu an elimdeki aracı sattım vede Fluense Z.e. almak için arayıştayım.Fluense Z.E. ler baya ilgi çekiyormuş bunuda bugün yaşadım bir aracı dün ilana girmesine ragmen sabah saat 8 de aradıgımda satıl dı dediler.Bundan 15 gün öncede Ordu ilinde vardı bir araç takas istedim yapmadılar vede bu araçta 2. gününde satıldı.Demek ki insanların ilgisi baya oluyor.İbrahim beyin yaşadıklarını aynen bende yaşadım,bilgisiz vede ilgisiz Renault bayileri vede yeni zoe yi bende soruyorum bayilere henüz bilgi yok diyorlar.Emir beyin bahsettigi Boşver Zoe Yi sana CİLO DİZEL VERELİM denen kişide ben olyorum ne yazikki.Bunu söyleyen kişide zamanında Elektirikli araç satışına bakan yetkili kişi sözde sözde.

    İbrahim bey sizden araç hakkında detaylı inceleme bekliyorum.(Video da olursa daha iyi olur.)

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.