Ana sayfa Forumlar TeslaTürk.com Haber / Yazı Tartışma Forumu 2017’ye Girerken; Tesla’yı Diğerlerinden Ayıran 6 Faktör

Bu konu 1 yanıt ve 2 izleyen içeriyor ve en son Ahmet’in profil fotoğrafı Ahmet tarafından 04/01/2017 at 11:11 tarihinde güncellendi.

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #4815
    Emir’in profil fotoğrafı
    Emir
    Yönetici
    E&H Cars Dergisinin 15 Ocak'ta bayilerde olacak sayısında yayınlanan yazım. Biraz uzun bir okuma ama bu ve sitedeki diğer kaynaklar ile günümüz elektrikli otomobilleri ve Tesla dünyasına hakim bir bakış açısı elde edebilirsiniz. Mutlu yıllar.

    2016 yılını noktalayıp 2017’ye merhaba dediğimiz ve elektrikli araçların ‘geleceğimiz’ olmaktan çıkıp yavaş yavaş günümüz olmaya başladığı şu günlerde geldiğimiz noktaya ve geleceğimize şöyle bir bakmak istiyorum. Elektrikli otomobil dünyasını ve gelişmeleri takip edin etmeyin muhtemelen Tesla’yı duymuşsunuzdur; Silikon Vadisi, Kaliforniya’dan çıkıp bütün dünyayı ama özellikle de otomobil sektörünü kökten sallayan devrimci ‘startup’. Tesla, ben dahil pek çoğumuzun eski elektrikli araç algısını yıkıp bu dünyaya meraklı kılandır. Tesla’dan önce otomobil devleri; ‘elektrikli araçlar pahalı, müşteriler istemiyor, pil teknolojisi gelişmiyor’ bahanelerinin arkasına sığınarak bulundukları ve ekspertizlerini geliştirdikleri yerden yüksek, oturmuş marjlar ile paralarını kazanmaya devam ediyordu((Esasında hala ediyor ama çok uzun sürmeyecek, insanlar uyanmaya başladı.)). Ama tüm elektrikli otomobiller kişilerin ihtiyaçlarının çoğunu karşılamaktan uzak, garip görünümlü ve birçok eksiği olan araçlardı. Yapılma sebepleri de hem aynı kaymağın yenmesini mümkün kılan oyunu sürdürmek hem de Kaliforniya başta olmak üzere filo ortalama emisyon değerlerinin belirli bir seviye üzerinde olduğu taktirde firmanın satışlarını yasaklayan yahut ‘sıfır emisyon, ZEV, kredisi’ satın alınmasını zorunlu kılan yasalardı. Ancak Chevrolet’nin zamanında CEO’luğunu yapmış Bob Lutz’un da sonradan itiraf ettiği gibi, koskoca Chevrolet’nin Volt hibriti yapma sebebi Tesla’nın Roadster’ı idi.

    Yukarıdaki günlerin üzerinden 10 yıla yakın bir zaman geçti. Tesla, çok ciddi satış rakamları, çok daha yaygın ağ ve pazar ile tehditlerini artırmaya devam etti, insanların – ben dahil – tabiri caizse ‘gözleri açıldı’. 100 yıldır bildiğimiz otomobilden her parametrede çok daha iyi bir teknolojinin tam da kafamıza yatan 21. yüzyıl mantığı ile mümkün olduğu görüldü ve otomobil devlerinin artık elektrikli araçlar için “yasaya uygunluk araçları” olmaktan çıkıp daha ciddileşmeye başladığını görmeye başladık. Daha birkaç ay önce Paris Motor Show’da elektrikli araçlardan geçilmiyordu. BMW, Renault, Mercedes, Volkswagen, Audi, Opel.. Hepsi 2017-2020 arası en az 400km gerçek kullanım menzilli, hızlı şarj özellikli %100 elektrikli otomobil üretmeyi ciddi ciddi planlarına almış, araçlarını tanıtmış firmalar. Ama statüko değişikliğinin gittiği yönü öylesine geç gördüler, marjlarının bir süreliğine eskisi gibi olgun teknoloji seviyesinde olmayacağını veya yok olma tehlikelerinin olduğunu o kadar geç algıladılar ki bu süreçte Tesla benzeri birçok yeni otomobil firması da ciddi yatırımlar ve planlar ile çıktı; Lucid Motors, Faraday Future, NextEV, Rimac ve daha adını duymadığımız nicesi.

    Peki durumlar böylesine değişir ve yeniden şekillenirken Tesla ne durumda? Tesla hala karlılığa ulaşamamış, ciddi yatırıma ve büyümeye devam eden bir firma. Mercedes, BMW gibi firmalar yanında kaynakları çok çok az. Peki bu devler artık oyunu daha ciddiye almaya başlamışken Tesla’yı tek bir fiske ile dışarı mı atar? Tesla’nın 10 sene önce başlamış olması devasa kaynaklar yanında birşey ifade etmez mi? Ne olacak Tesla’ya?

    Şahsi fikrim Tesla’nın vizyonu ve yaptıkları ile diğer herşeyden hala daha fersah fersah ileride olduğu. İşte Tesla’yı diğerlerinden ayıran 6 fark;

    1. Supercharger Ağı

    tesla-model-s-superchargerİlk olarak 2012 yılında tanıtılan bu Tesla’ya özel hızlı şarj istasyonu ağı son 4 senedir hızlıca büyüyor. Hala daha diğer markaların ortak en hızlı “CCS” şarj protokolleri 50kW güçte. 2017’de ilk 100kW’lik CCS istasyonları kurma planları varken Tesla Superchargerları 135kW güç ile şarj edebiliyor. Bu da basitçe 20dk’da 200km’lik şarj demek. Tesla sadece 4 yılda 5 kıtada 800’e yakın bu istasyonlardan kurdu. İnternet sitelerinden yer ve yaygınlıklarını kontrol edebileceğiniz bu ağ müthiş bir fark yaratıyor çünkü menzilin yaklaşık 300km olmasından sonra en mühim şey hızlı şarj. Mesela Chevrolet Bolt/Opel Ampera-e, onaylı 340km menzili ile Tesla Model 3’ten bir sene önce çıkarak ilk uygun fiyatlı uzun menzilli elektrikli otomobil oldu. Ama uzun yol için hala en iyi ihtimalle 2 saate yakın durmak gerekiyor. Bu durumda şehirlerarası yol yine normal insanlar için dertli. Arabayı sadece şehir içinde kullanacaksak 200km menzilli bir otomobil de aynı noktada zaten. 800’e yakın ve sürekli büyüyen Tesla Superchargerları Tesla kullanıcılarının akıl almaz mesafeleri gezmesine olanak sağlıyor. Güney Fransa’ya Norveç’ten inmiş Teslalar görüyoruz, ABD’de iki yaka arası gidip gelinebiliyor rahatça. Hatta bir tanıdığım Teslası ile Çeşme üzerinden feribot ile kendini İtalya’ya atıp, daha sonra Münih’ten Barselona’ya bu ağ ile tamamen ücretsiz 10,000km’lik bir yolculuk yaptı. Herhangi bir başka firma hızlı şarj ağını bugün kurmaya başlasa en az 4 yıl geride. Üstelik Tesla bu ağı diğer markalara kullanıma açabilir de, BMW ile pazarlık dedikoduları da daha önce çıkmıştı. Tesla bu ağın kurulumu ile aynı Apple’ın ürünlerinin bağlantısıyla oluşturduğu ekosistem ile müşterilerini tutması gibi bir ekosistem yarattı. Bu da geleceğe dönük çok büyük bir avantaj.

    Superharger ağı, opsiyonun satın alındığı 2012-2016 arası sipariş edilen tüm Tesla Model S ve Model X’ler ile ömür boyu ücretsiz. 1 Ocak 2017’den itibaren sipariş edilecek araçlar ve sonrasında yollara çıkacak Model 3’te ise Supercharger kullanımı kontörlü sisteme geçecek. Yılda 400kWh, yani yaklaşık 2000km’lik şarj ücretsiz verilecek, daha sonrası için bölgesel elektrik ücretleri ile Supercharger kontörü satın alıp şarj edebileceksiniz. Buradan elde edilecek gelirin ağın yayılmasına harcanacağı söyleniyor ama şuan 800 istasyon var, ileride 8000 istasyon olduğunda ve belki diğer markaların araçlarına da açıldığında sağlanacak katma değeri tahmin edebilirsiniz.

    1. Gigafactory

    Gigactory inşaatı, Kasım 2016

    Gigactory inşaatı, Kasım 2016

    Yazının başında da bahsettiğim gibi durumlar değişmeye, elektrikli arabalar çok daha büyükler tarafından çok daha ciddiye alınmaya başlandı. 2025 sonrasında Almanya’nın içten yanmalı motorlu araç satışını yasaklayacağı konuşuluyor, milyonlarca araç üretim hedefi var. Ama herkesin atladığı bir nokta bu kadar arabayı üretecek pil arzının dünyada mevcut olmadığı. Pil fabrikalarının sayısını ciddi miktarda artırmadan milyonlarca elektrikli arabayı kimse üretemez. Bu noktada Tesla’nın vizyonu yine devreye giriyor ve Gigafactory müthiş bir avantaj olarak karşımıza çıkıyor.

    2014 yılında, Nevada’da çölün ortasında inşaatına başlanan dev fabrika sadece elektrikli otomobil pili üretecek. Panasonic – Tesla

    Gigafactory'nin bugünkü hali bitmiş haline kıyas.

    Gigafactory’nin bugünkü hali bitmiş haline kıyas.

    ortaklığı ile 5 milyar $’lık bir yatırım sonucu ortaya çıkan fabrikanın inşaatı sürüyor, hatta ilk etabı tamamlanıp faaliyete geçti bile. Tamamı 2020’de bittiğinde dünyanın tamamının tüm elektronik aletler için 2014 yılında ürettiği lithium pil miktarı kadar pil sadece burada üretilecek. Fabrika ilk kez pilin ham maddeden araba bataryasına dönüşmesinin aynı çatı altında yapıldığı bir fabrika olacak ve dev hacmi ile maliyetlerde dev avantajlar sağlayacak. Bunların yanında gerçekten de, lafta kalmanın dışında milyonlarca elektrikli otomobil yapabilmeyi mümkün kılacak. Hatta Elon Musk’a göre bu sadece “Gigafactory 1”. Tesla, ve sonunda gerçeği yine kabullenecek diğer firmalar tarafından bu talebi karşılamak için daha nice Gigafactoryler yapılacak. Diğer hiçbir otomobil firması buna benzer bir hamle yapmadı ve pillerini diğer üreticilerden, onların kapasite ve fiyatlarınca almak durumunda. Ama Tesla, kendi dev hacimli fabrikasında sırf herşeyi aynı çatı altına alarak maliyetlerini en az %30 düşürmenin yanında kendi istekleri doğrultusunda özelliklere sahip pilleri üretebilecek.

    1. Küçük Piller

    Model S bataryasını oluşturan binlerce 18650 formatında piller

    Model S bataryasını oluşturan binlerce 18650 formatında piller. Orijinal 85kWh Model S bataryasında bunlardan 7104 adet var.

    Elektrikli otomobillerin enerji deposu bataryalarıdır. Batarya ise yüzlerce veya binlerce pilin (hücre) bir araya gelmesi, istenen şekilde bağlanması, soğutma/ısıtma sistemlerinin, şarj sistemlerinin eklenmesi ile oluşur. Elektrikli otomobil bataryası tahmin edersiniz ki bir laptop ya da cep telefonundan çok daha sağlam olmalı. Hem sarsılmalara, hem sıcaklık değişimlerine karşı iyi direnmeli, ömrü etkilenmemeli, kapasite kaybetmemeli hem de enerji yoğunluğu maksimum menzil için fazla olmalı. Bunun için özel piller gerekiyor. Ama bu bir tavuk – yumurta problemi doğuruyor. Çünkü ‘elektrikli araç’ pillerinden yeteri kadar üretilebilip fiyatın düşmesi, teknolojinin gelişmesi için bir talep olmalı ama bir yandan da bu talebin oluşması için bu piller en iyi haliyle ucuz bir şekilde piyasada var olmalı.

    On yıllardır süren bu tavuk – yumurta problemini Tesla ilk elektrikli otomobili Tesla Roadster’ı geliştirirken piyasada en çok bulunan pili kullanarak çözdü. Batarya üreticilerinin imkansız dediğini yaptı ve zamanında laptoplarda kullanılan, 18mm çapında, 65mm yüksekliğindeki 18650 (kalem pillerin biraz büyüğü) binlerce kullanarak bir batarya geliştirdi. Bu pillerden o zamanlarda da hali hazırda dünyada zaten milyonlarca üretildiği ve özel üretime/hacme gerek olmadığı için rekabet edebildi, arzı bulabildi. Aslında bir risk aldı çünkü bu piller bekleneni vermeyebilirdi, çok fazla arıza çıkartabilirlerdi ama Tesla binlerce pili uyum içinde güvenle çalıştırabildi ve bu noktada çok değerli bir tecrübe kazandı. Bu piller Model S ve Model X bataryalarında da kullanılmaya devam etti. Ama BMW, Renault ve diğer %100 elektrikli otomobil üreten hemen hemen diğer her firma hala daha en güvenli yoldan gidip özel, büyük elektrikli araç pillerinden binlerce değil yüzlerce kullanmaya devam ediyor.((Büyük pillerin her birinin kapasitesi daha büyük olduğu için binlerce yerine yüzlerce yetiyor, ama bunun dezavantajları da var.)) Böylelikle üretim de tasarım da kontrol de daha rahat oluyor, üstelik batarya her anlamda sürprizsiz oluyor. Tesla ise bu enerji yoğunluğu yüksek ufak silindir pillerden binlerce kullanmanın sağladığı müthiş avantajların bilgisi ile, Gigafactory’de kendi geliştirdiği 21mm çapında, 70mm yüksekliğinde 2170 pillerini üreterek en yoğun enerjiye sahip, aynı zamanda en ucuz pilleri kullanarak noktayı koyacak. Büyük piller de zamanla aynı noktaya doğru gidiyor olsa da Tesla pil mimari ve tedariğinde de 5 yıllık bir avantaja sahip.

    1. Otonom Tecrübe

    Çağımızın “Ay’a Yolculuk” yarışı özel sektörde kendini kullanabilen araba yapma yarışı. İlk olarak Google’ın başlattığı çalışmalar yıllarca sürdü, daha sonra diğer markaların da bu yarışa katıldığını gördük ama hiçbirisi Tesla kadar hızlı yol kat etmedi. Tesla, Autopilot şemsiye adını verdiği bir dizi sürüş asistanı özelliğini 2014 sonunda tanıtarak tüm ürettiği araçlara ekledi. 2014 sonunda bu donanıma sahip ilk araçların tesliminden, yazılımın hazır olup Autopilot güncellemesinin geldiği 2015 sonbaharına geçen bir senede pasif olarak bile Tesla insanların tercihleri ile bilgisayarın kararlarını milyarlarca km kıyaslayabildi. Bu sırada Google’ın sadece kendi geliştirdiği araçlarla çıkıp mühendisleriyle dolaşarak yaptığı testlerdeki tecrübesi kıyasen çok azdı. Daha sonra 2015 sonunda binlerce arabanın bir anda yazılım ile Autopilot’a sahip olmasından beri geçen bir senede pasif kıyas verisinin artması üzerine aktif Autopilot kullanım verileri edinildi ve diğer firmalarla arada olan makas açıldı. Bu çağımızın yarışında yeteri kadar veri toplamak, toplu öğrenim ile teknolojiyi geliştirmek ve güvenilirliğini kanıtlamak en önemli şey.

    tesla-autopilot-apTesla bu teknolojide henüz kimsenin farkına varmadığı müthiş bir liderlik yakaladı. 2014 sonunda Autopilot 1.0 donanımına sahip ilk otomobillerin teslim edilmesinden 2016 sonuna geçen iki senede toplam 2 milyar km gerçek kullanım verisi elde edildi, bu kullanımın 480 milyon km’sinde de Autopilot aktifti. Kıyas olarak en yakın takipçi Google 2005’te başladığı otonom sürüş araştırmalarında Haziran 2016 itibari ile toplamda sadece 2.7 milyon km veriye sahip. Tesla’nın ise filosu her geçen gün büyüyor ve bir günde Google’ın 10 yılda topladığı kadar veri toplayabiliyor. Tesla rakipleri tarafından fazla risk alıp insanların hayatını riske atmak, güvenli olmamakla suçlansa da Tesla CEO’su Elon Musk’a göre %99 şekilde hazır olan bir teknoloji, sürüş güvenliğini o haliyle de artıracakken, mükemmel olmayan %1’den dolayı tüketicilerden alıkoymak haksızlık. Tabii ki Autopilot ile kaza yapan Teslalar oldu, hatta Tesla basında çok fazla baskı altında kaldı. Autopilot kullanımı sırasında ölümlü bir kaza da oldu ama elimizdeki veriler normalde tüm dünyada 100 milyon km’de bir ölümlü kaza olduğunu gösterirken Tesla’da bu rakam 210 milyon km’de bir. Yani Autopilot mevcut haliyle bile mükemmel olmasa da bir insanın kullanmasından %50 daha güvenli. Dünyada da yılda 1 milyon kişinin trafik kazalarında öldüğü hesaba katılırsa yollardaki tüm araçlarda mevcut Tesla Autopilot donanımı olsa yarım milyon hayat kurtulurdu.

    Geçtiğimiz aylarda Tesla, Autopilot 2.0 donanımını tanıttı. Bu donanım daha fazla kamera ve daha gelişmiş bir radar sistemi ile

    Tesla'yı otonom yapacak donanımın görebildikleri...

    Tesla’yı otonom yapacak donanımın görebildikleri…

    yazılım hazır olup izinler alındığında büyük hedef olan tam otonom, sürücüye ihtiyaç duyulmayan sürüşü mümkün kılacak. Üstelik 2016 sonundan itibaren üretilen tüm Tesla otomobillerde ve 2017 sonundan itibaren üretilecek tüm Tesla Model 3’lerde bu teknoloji mevcut olacak. Autopilot 2.0’da ise bütün filo araç üzerinde sırf bu iş için mevcut bir süper bilgisayar ile hesap yaparak, edindiği veriyi Tesla sunucularına yükleyerek filo halinde her gün yeni şeyler öğrenip gelişiyor. Bu, henüz kimsenin farkına varmadığı müthiş bir şey. Filo öğrenimi ile çok kısa süre içerisinde gerçek otonom sürüş elde edilmiş olacak. Hatta Tesla’nın hedefi 2017 sonunda ABD’nin batısından doğusuna hiç insan müdahalesi olmadan sürücüsüz bir araç göndermek. Tesla bu noktada da rakiplerinden yıllarca ileride.

    1. Online Araba

    Model S internet ekranından TeslaTurk.com

    Model S internet ekranından TeslaTurk.com

    Tesla’nın tüm otomobilleri içinde sim kart bulunan, sürekli internete bağlı tekerlekli bilgisayarlar. Otomobil sektörünün katı sınırlarının aksine bu özellik Tesla’ya müthiş esneklik kazandı. İnternetten gönderilen güncellemeler ile sürekli olarak araçlar kontrol altında tutulup geliştirilebiliyor. Misal 2013 yılı başında Tesla Model S henüz yeni teslimlere başlamışken aracı alırken olmayan yokuş kalkış asistanı bir güncelleme ile motordaki tork değerinde ufak bir oynama ile araçlara gönderilmişti. Yani araba sürekli olarak gelişiyor ve daha iyi oluyor. 2014 sonunda bir Model S aldıysanız Autopilot donanımı var olsa da Autopilot yoktu, Tesla yazılımını hazırladı, geliştirdi ve emin olduğunda, tam bir yıl sonra araçları güncelleyerek Autopilot özelliğini getirdi. Aynı şekilde arayüz sürekli geliştiriliyor, sürekli yepyeni özellikler getiriliyor, ufak hatalar kapatılabiliyor. Eski, online olmayan arabalarda ufak bir sorunda hepsi servise gidiyor ve güncelleniyor ya da ufak ayarları yapılıyor.

    Tabii online araba sadece artıları ile gelmiyor. Araçlarda daha çok şey bilgisayarların kontrolüne bırakıldıkça daha büyük risk alınıyor esasında çünkü bilgisayarlar ‘hack’lenebilen şeyler. Kimsenin uzaktan aracınıza bağlanıp sizi durdurmasını, bir yere çarptırmasını istemezsiniz. Online güvenlik ve online araba tecrübesi bu noktada çok önemli oluyor. Tesla hali hazırda araçlarında yazılım güvenliğini fazlasıyla düşünüp güzel bir sistem geliştirmiş olsa da geçtiğimiz 4 yılda Tesla’nın sistemine ufak tefek sızabilenler oldu. Ama burada Tesla’nın yine vizyoner ve harika yaklaşımı öne çıkıyor. Tesla, araçlarını hackleyebilenlere ödül veriyor. Bu şekilde en büyük yeteneklerin araçlardaki açıkları göz önünde keşfetmesini sağlayıp aynı açıkları yine online araba olmanın avantajı ile uzaktan hemen kapatabiliyor. Kafa farkının kıyası için Fiat zaten az miktarda ‘online’ olan bir aracın bir hack yarışmasında hacklenmesi sonrası hackerlara ceza için dava açıp uğraşmış, açığı kapatmak için de tüm araçları servise çağırmıştı. Aynı şekilde bir durum başına gelen Tesla da bir gecede güncelleme ile sorunu çözüp hackerları çağırıp ödül vermiş, yeteneklerinden faydalanmıştı.

    Önümüzdeki yıllarda online olmayan araba kalmayacak ve hem güvenlik hem kullanım anlamında bu tecrübe Tesla’yı rakiplerinden yıllarca öteye taşıyan bir başka faktör.

    1. Tesla Enerji / Solar

    tesla-solarcity-headerHaziran 2016’da Tesla CEO’su Elon Musk, Tesla’nın 1 Trilyon $ pazar değerine ulaşarak, Apple’ı geçip dünyanın en değerli ve büyük şirketi olma potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Bu açıklamaya herkes gülüp “Çılgın ifadelerden bir diğeri” diyerek geçti. Ama adamın bugüne dek başardıklarına bakarsak dediklerini yaptığını hatırlayıp bir durup düşünmek gerek.

    Tesla 2016’nın sonunda güneş enerjisi finansman, üretim ve montaj şirketi SolarCity’i satın alarak daha önceden başlattığı Tesla Enerji bölümü ile birleştirdi. Güneş enerjisi ve sabit enerji, yani kısaca enerji işinin pazarını düşünürsek otomobil işinin enerji işi yanında ufak kalabileceğini düşünmek güç değil. Yeni tanıtılan güneş paneli şeklinde çatı malzemeleri, sabit piller ile şebekelerde üretim talebini dengeleme, güneş paneli olan yerlerde gündüz ev tipi sabit pillerin doldurulması ile akşam da güneş enerjisinin kullanımı vb. ürünler ile Tesla Enerji, milyarlarca dolara ulaşıp otomobil işinden çok daha büyük bir iş olabilir.

    Bu çok daha dallanıp budaklanabilecek ve teknik detaylara girilebilecek bir konu olsa da esasında Tesla’yı ‘trilyon dolar’ pazar değerine sahip ilk firma yapma ihtimali otomobil yanında enerji işinden geçiyor. Tesla, SolarCity’i satın alıp resmen bir enerji şirket olması, adını da Tesla Motors’dan Tesla’ya çevirmesi sonrası 21. yüzyılda çok önemli yer tutacak sürdürülebilir enerjinin üretimi, depolanması ve tüketimini aynı çatı altında yapıp tek elden müşterilerine sunup eğitip bilgilendirebilecek tek firma olacak.

    Özetle Tesla henüz yolun başında ve tek avantajı erken başlaması vs. degil. Diğer büyük devler yavaş yavaş bazı şeylerin farkına varsa da bol keseden kaynağa sahip olup daha büyük olmak her şeye yetmeyecek gibi görünüyor.

    Herkese mutlu, huzurlu ve gelişim dolu iyi yıllar. 2017’de yeni Tesla ve elektrikli otomobil haberleri ile görüşmek üzere.

    #4816
    Ahmet’in profil fotoğrafı
    Ahmet
    Katılımcı

    …bir insanın kullanmasından %50 daha güvenli…

    %200 daha güvenli olmalı

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.