Ana sayfa Forumlar TeslaTürk.com Haber / Yazı Tartışma Forumu Okuyucudan: Güncel Ulaşım İhtiyaçlarımız ve Elektrikli Araçlar

Bu konu 4 yanıt ve 4 izleyen içeriyor ve en son Alp’in profil fotoğrafı Alp tarafından 11/01/2017 at 15:50 tarihinde güncellendi.

5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #4856
    Emir’in profil fotoğrafı
    Emir
    Yönetici
    TeslaTurk'ün amacı geleceğimizde önemli yer tutacak elektrikli otomobiller hakkında kaliteli Türkçe kaynak oluşturup bu bilinci yayabilmek. Bu yüzden asla içerik katkısına ve fikirlere hayır demiyoruz. Türkiye Tesla Model 3 Sahipleri Facebook grubumuzda da oldukça aktif bir okuyucumuz olan Alper'in kendi anket ve araştırması sonucu yazdığı yazıyı sizlerle paylaşıyorum. Alper'in ellerine sağlık. Siz de içerik katkısında bulunmak isterseniz benimle bilgi@teslaturk.com e-posta adresinden iletişime geçebilirsiniz.

    Merhaba, bu yazıda Facebook grubumuzdaki anketin sonuçlarına yönelik bazı değerlendirmeler yapmak istedim. Katılım biraz sınırlı kalsa da rakamların belirli bir değerlendirme yapılabilecek hale geldiğini görüyorum. Öncelikle, çoklu oy verilebildiği için, kilometrelere ait oy sayılarını direkt kişi değil, o menzile olan “talep” şeklinde okumak gerektiğini düşünüyorum. Toplanan verileri grafik olarak gördüğümüzde, menzil taleplerinin aşağı yukarı iki grupta yığıldığını söylemek mümkün. İlk ve en kalabalık grup (32 talep) 0-400 km aralığı için, ikincisi ise 600-1000 aralığında, burada da 22 talep var (1000 km üzerini kabaca 1000-2000 diye adlandırdım, sınırlı oy geldiği için).

    Farklıkişilerce iş amaçlı olarak araçla bir haftada kat edilen ortalama mesafe sınıfları (km) ve bu sınıflara dahil olan kişi sayıları

    Farklıkişilerce iş amaçlı olarak araçla bir haftada kat edilen ortalama mesafe sınıfları (km) ve bu sınıflara dahil olan kişi sayıları

    Elektrikli araçların şu anki menzilleri açısından konuş acak olursak, yaygın olanlar arasında en uzun menzilli araç modeli Tesla’da olduğundan, dilerseniz oradan yola çıkalım, P100D modelinin menzili EPA standartlarına göre 300 mil yani 485 km şeklinde. EPA rakamlarının gerçekçi rakamlar olduğunu biliyoruz ancak yine de bu rakamı yaz için 450, kış için (biraz iyimser kalmakla birlikte) 400 gibi düşünebiliriz, halen pil kapasitelerinin yılda %7 civarlarında arttığını ve bu rakamların 18650 tipteki piller için geçerli olduğunu, 2170 tipindeki pillerle pil güçlerinin biraz daha artacağını hesaba katarak, şu anki Tesla EPA menzil verilerinin çok yakında gerçek dünyada tam olarak karşılanacağını düşünmek yanlış olmaz. Tüm bu değerlendirmelerden sonra, söz konusu rakamlar bizim verilerimizle karşılaştırıldığında nasıl bir tablo ortaya çıkıyor bir de ona bakalım.

    Ondan önce de, oylamayı neden iş amaçlı olarak sınırladığıma çok kısa değinmek istiyorum. İş amaçlı gidilen mesafe, insanların çoğu için belirli sınırlar içindedir. Öte yandan, gezme eğlenme amaçlı yolculuklar bazen haftada sıfır km olabilir, bazen gidiş -dönüş haftada binlerce km olabilir. O yüzden, keyfi kullanımları dışarıda bırakarak zorunlu ihtiyaçlar üzerinden değerlendirme yapmayı uygun gördüm. Öncelikle bir sevindirici durum, oylamaya katılanlar arasındaki en kalabalık grubun “haftalık” ve “iş amaçlı”menzil ihtiyaçlarını günümüzün üst seviye teknolojisi “haftada bir şarjla” tam olarak karşılıyor. Ancak yazı yazıldığı tarih itibariyle var olan tüm elektrikli araçlar için genel bir ortalamaya göre konuşacak olur isek az farkla yetersiz kalma ihtimali de, ((dediğim gibi, Ocak 2017 itibariyle)) hala var. İkinci grupta, yani haftada 600-1000 km yol yapan kişilerde ise, en az iki “tam şarjla” haftalık ihtiyaçlar karşılanabilir gibi görünüyor. Bu grubun, yine güncel koşullarda, haftada en az iki kez tam şarja ihtiyaç duyacağını kabul edebiliriz. Elimizdeki veriler şu an için böyle bir tablo çiziyor. Şimdi gelelim işin biraz da spekülasyon kısmına. Supercharger (SC) ve benzeri şarj ağları ((farklı firmaların da supercharge teknolojilerini yaygın alt yapı olarak kurmaya hazırlandığı biliniyor)), her ne kadar hızlı bir şarj süresi sağlasalar da, nihayetinde varmamız gerekecek nokta bariz şekilde ortada duruyor; Günümüz akaryakıt istasyonlarının tamamı kadar elektrikli şarj istasyonuna ihtiyacımız olacak! Bu düzeyde bir dönüşüm gerçekleşmeden ((şu an çok küçük adımlar var, yaygın akaryakıt şirketleri daha pek yanaşmadılar bu işe)) yukarıdaki haftalık şarj sayıları özellikle grafiğimizdeki ikinci grup için sıkıntı yaratmaya devam edecektir. Türkiye’ de supercharger vb istasyonların yaygınlık kazanması bu hızla en erken 2020 de mümkün olacak gibi görünüyor.

    Pil kapasitelerinin mevcut teknoloji ile zıplama yapması da mümkün görünmüyor. Kaynağını hatırlayamadım ancak, Elon Musk bir toplantıda etrafındakilere ne kadar menzil arzuladıklarını sormuş, 500 mil ((800km)) cevabını alınca da şuan bunu gerçekleştirmenin eklenecek pillerin getireceği ağırlık artışı nedeniyle teknik olarak fizibil olmadığı cevabını vermiş. Dolayısıyla pil kapasitesinin çok artması neticesinde yakıt (enerji?) istasyonlarını ziyaret sıklığımızın azalacağı gibi bir durum da yakın gelecekte gerçekleşmeyecek. 1 milyon nüfuslu bir şehirde araçların düşük bir yüzdesi bile elektrikli olsa, benim tahminim çok iyimser ihtimalle en az 15-20 tane Supercharger istasyonuna ihtiyaç duyulacaktır, bu da başlangıç dönemlerinde. Daha kalabalık şehirler için bu sayı ölçeklenebilir. Bunun üstüne bir de, Tesla Superchargerlarının güncel versiyonlarının bazı sıkıntılar yaşatabildiğini unutmayalım. (SC ünitesi olmasına rağmen düşük güçle şarj, her bir şarj ünitesinin 2 araç arasında paylaştırılması ve ikinci araç geldiğinde şarj gücünün 120’ den 60 kW’a düş üyor olması, vandalizm vs.) Her ne kadar Tesla bu durumu değiş tirmek için SC ağını yenilemeye girişiyor olsa da, halen en yaygın olduğu ülke olan ABD’ de bile böyle sorunlar yaş andığını, Tesla Model 3’ün çıkışıyla birlikte SC problemlerinin orada da katlanacağını tahmin etmek güç değil. En gelişmiş ülkede bile hal böyleyken, ülkemizde elektrikli araçlar için SC altyapısı oturana kadar, bağımlı olacağımız ana şarj kaynakları evlerdeki en düşük seviye şarj cihazları ve evdekinden biraz daha güçlü ucuza elektrik satışı yapan diğer şarj üniteleri ile belirli bir süre idare etmek durumunda kalacağımızı düşünüyorum. Ülkemizde şarj ağının hangi hızla gelişeceğini bilmemekle birlikte, ekonomik durumu uygun olan ve elektrikli araç (e-araç) alan herkesin, dışarıda sıra beklemeler, arızalar vb. süreçleri yaşamamak adına özellikle başlangıç yıllarında ev tipi şarj cihazlarını yoğun olarak kullanacağı, bana göre kesin gibi.

    Buradan anket sonuçlarına bir dönüş yapalım, neden aylık veya günlük değil de haftalık olarak kaç km yapıldığını sorma amacım insanların ortalama akaryakıt alma sürelerinin haftalık ölçekle daha iyi ölçüleceğini düşünmem nedeniyle idi. Çıkan sonuçların da beni doğruladığını sanıyorum. Dolayısıyla araç kullanan çoğunluğun alışkanlığı, yakıt istasyonlarını haftalık ölçekte ziyaret etme şeklinde ve bu alışkanlıklarını değiştirmek istemeyeceklerdir, birçok kişinin de e-araç alımına çıktığında kafasından aslında bu hesabı yapacağını, yani “e-aracım, en kötü ihtimalle benim yakıt alma sıklığım civarında şarj olmaya ihtiyaç duysun” diye düşüneceklerini tahmin ediyorum. (‘ bir şarjla kaç km gidiyor’ a verilen cevabın pratikteki yansımalarından biridir bu) Kullanıcıların belirli bir kısmının ev (apartman, site) şarjına yani gecelik şarja yönelebileceğinden yukarıda bahsetmiştim. Burada birçok kullanıcının 10 saatlik şarj süresini tutturamama ihtimali var gibi. Çünkü işten geç gelme, unutma ve şarjı geç başalatma, zaten bir kısım şarj bulunması nedeniyle sabah olmadan önce %100’ e ulaşıp şarjın durması vb nedenlerden gecelik şarj kapasitesinin hepsinin kullanılamaması yani kısmi şarj yapılması yüksek olasılık gibi görünmekte. Bu durumda ise, haftalık tek tam şarj yetecek grubun evde şarj ettiklerinde haftada 2 şarj yapacağını, haftada 3 tam şarj ihtiyacı olan grubun ise en yüksek ihtimalle en fazla haftada 1-2 gün atlayarak aracını her gece şarja bağlamak zorunda kalacağını tahmin ediyorum. Bu ikinci grup için de ev şarjı yerine dışarıda beklemeyi göze alıp bazı günler mecburiyetten SC kuyruğuna gireceklerin oranı, birinci gruptakilere göre daha yüksek olacaktır. Ne yazık ki, supercharger mertebesindeki şarj cihazları şuan için evlere girebilecek olmaktan çok çok uzaklar.

    Elbette bunlar spekülasyon ve doğruluğu yanlışlığı hakkındaki değerlendirmeler okuyucuya aittir. Öte yandan, yakıt istasyonlarında takip amaçlı kullanılan kart vb sistemler sayesinde yakıt şirketleri (ve tabi kredi kartı şirketleri) bu konuda en net pazar bilgisine sahipler ve e-araç şarj ünitelerine yönelik planlamalarında bu verileri de hesaba katacaklardır. Şarj ünitelerinin kalite, kapasite ve sayısının zamanla artacağını ve yukarıda değinilen sorunların azalacağını biliyoruz ancak şunu da hatırda tutmak gerekiyor; ucuza seyahat yaygınlaştıkça, anketimizdeki verilerin yerleri değişmeye başlayacaktır, çünkü yakıt masraflarının azalması, gidilen mesafelerin uzamasına ve gidiş geliş sayılarının artmasına da yardımcı olacaktır. Bu artışların, şarj istasyonlarının kapasitelerini, gelişmiş de olsalar etkileyeceğini öngörmek zor değildir. Tüm bu nedenlerden, yukarıdaki spekülatif değerlendirmelerin çok kısa sürede tam çözüme kavuşabileceğini tahmin etmiyorum, işler iyimser tahminlerden biraz daha uzun zamanda rayına oturacaktır diye düşünüyorum.

    Yazıyı kapatırken, 2015-2020 yılları arasının dünya otomotiv tarihinde hep hatırlanacak yıllar olacağı kesin görünüyor, dilerim biz de ülke olarak en kısa zamanda fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı sona erdirecek enerji çeşitliliğine ve ulaşılabilirliğine en kısa zamanda kavuşuruz. Elektrikli araçlar sadece ulaşım şeklimizi değiştirmekle kalmayacak, kurallarına uymaya alıştığımız ekonomik sistemlerde de bazı dalgalanmalar yaratacaktır. Bu oynamalar aslında birçok kişi/kurum/ülke için değişik fırsatlar doğuruyor, her zamanki gibi bu olanakların varlığını erken fark edebilenler ciddi kazançlar sağlayacaklar, ülkemizin ve insanlarımızın da bu grupta yer alabilmesi dileğiyle.

    Alper


    Ekleme: Alper’e tekrar eline sağlık diyorum ancak burada benim görüşüm (aslında onun da tartışmamızı beklediği gibi) elektrikli ulaşımda görüş değişikliği yaşanacağı. Yani ‘yakıtım bittiğinde yolumu değiştirip yakıt alayım’ felsefesi yerine her zaman dolu bir yakıt deposuna ulaştığınız bir hayat olacak. Haftalık km ihtiyacınıza göre haftada 2 ya da 3 kere şarja takmayacaksınız. Zaten uzun vadede 1 saatten uzun araç park ettiğiniz her yerde şarj imkanı olacak elektrik altyapısı elverdiğince. Hal böyle olunca zaten amaçlandığı gibi Supercharglar ve diğer tüm DC hızlı şarj sadece uzun yol için kullanılacak. Tek şarjın yetmediği A – B şehri arası yolculuk için mola noktasında 20-30 dakikalık şarj yetecek ve onlar yaygınlaşacak. Benzin istasyonu sayısı kadar DC şarj istasyonu olacağına ben inanmıyorum, araçlarımız ömürlerinin %90’ını zaten kullanılmadan yatarak geçiriyor. Şuan da evde araba gece park halindeyken damlaya damlaya da olsa benzin/mazot üretebiliyor olsa benzin istasyonları sadece şehirlerarası yollarda kullanılırdı. Elektrikli araçlarda bu imkan müthiş bir rahatlık. Artık yakıt almak için arada bir yan yola girip trafiğe girmeye, taşıt tanımaya uygun benzinci aramaya, soğukta beklemeye, benzin kokusu solumaya vs. son.

    #4858
    Hamza’in profil fotoğrafı
    Hamza
    Katılımcı

    Herkes pil kimyasında bir zıplama olmaz diyor ama RYDEN pili ticarileşmek üzere galiba.Eğer bu pil ve türevleri (Dual Karbon) yaygınlaşırsa döngü-şarj süreleri ve maliyet hususunda müthiş bir zıplama olur.

    #4859
    Alp’in profil fotoğrafı
    Alp
    Katılımcı

    Yeni bir pil kimyası her zaman keşfedilebilir, bu bir gerçek. Ancak zamanında nasıl ICE araç üreticileri elektrikli araçlara geçit vermemişse, dünyanın en büyükleri olan lipo üreticileri de bu gelişmenin yüz milyarlarca dolarlık yatırımlarını 1 günde çöpe çevirmesine müsaade etmezler büyük ihtimal. Ezerler ve yaşatmazlar Türkçesi. En basitinden, Çinlilerin lityum yataklarının bulundugu ülkelerde 30 40 yıllık emeği var ilişkileri geliştirmek ve orda söz sahibi olmak için. Yani burada sadece fabrika vs maliyetlerinden bahsetmiyoruz..

    #4860
    rahman’in profil fotoğrafı
    rahman
    Katılımcı

    Mevcut durumdaki gibi depo boşaldıkça şarj edelim mantığıyla elektrikli araçların her zaman tedirgenlik yaratacağını düşünüyorum. benim ve cevremdeki herkesin haftalık kullanımı sınırlı mevcut menziller aslında gündelik kullanım için yeterli. çalışan insanlar haftasonları bile uzun km’ler yapacak vakit bulamıyor. yılda 1-2 kere izinde kullanacağımız yol içinde kiralama seçenekleri yada toplu taşıma bile değerlendirilebilir.

    bence ülkemizdeki ana sorun yerleşimin amerika ve avrupadakinden daha farklı olması. hem amerikada hem de almanyada uzunca bir süre bulundum ve gözlem yapma şansım bulundu. maalesef biz daha düzensiz bir yerleşim içinde yaşıyoruz. çoğumuzun garajı yok tanımlı bir park yeri yok. bu durumda gece şarj etmek için mevcut ev elektriğimizi kullanamıyoruz. amerikada yatay yerleşim çok yaygın olduğu için evlerde garaj var ve istedikleri gibi şarj ünitesi kurabiliyor.

    mevcut park yerlerinde şebeke elektriğini kullanabileceğimiz çözünler gerekli türkiye için. hızlı şarj gibi pahalı sistemeleri kast etmiyorum. 10 saatte bile doldursa olur. her gece sorunsuzca şarja takabilsek yeter. örneğin şirkette de tüm gün araba yatıyor. tüm tanımlı park yerlerinde kredi kartımızla aktif edebileceğimiz şebeke elektriği veren basit sistemler olsa pek çok insan kullanmaya başlayabilir. bu ucuz çözümü kuracak yatırımcılar lazım. aslında elektrik dağıtımı uzunca bir süredir lokal şirketlerin elinde. bu şirketler bahsettiğim gibi bir yapıyı küçük maliyetlerle kurabilir.

    #4866
    Alp’in profil fotoğrafı
    Alp
    Katılımcı

    Ben de yukarıdaki yazıyı hazırlarken benzer şeyleri düşündüm. Amerikadaki işe gidiş geliş rotasının düzlüğü ile bizimki çok farklı. Karmakarışık sokaklardan yolunu bulmaya çalışan binlerce araba için yolüstü park-şarj alanları pek birşey ifade etmeyeceğinden “bizim ülkemizde” şarj istasyonlarının benzin istasyonları kadar yaygınlaşması gerektiğini bu nedenle savunuyorum. Ülke vatandaşlarının maddi olanakları göz önüne alındığında her apartmana bircok şarj ünitesi kurmak yerine halen işe yarayan ve “yoğunluğu” ihtiyaca göre zaten şekillenmiş olan yakıt istasyonlarının e-araçlara da hizmet vermesi, orta vadedeki en mantıklı çözüm olacaktır.

5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.