Ana sayfa Forumlar TeslaTürk.com Haber / Yazı Tartışma Forumu Türkiye’nin İlk Tesla’sı: 2010 Tesla Roadster Sport!

Bu konu 0 yanıt ve 1 izleyen içeriyor ve en son Emir’in profil fotoğrafı Emir tarafından 27/06/2016 at 18:13 tarihinde güncellendi.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #3574
    Emir’in profil fotoğrafı
    Emir
    Yönetici

    Geçen ay Ali Bey saolsun Türkiye’ye gelen ilk Tesla’yı, 2010 model bir Tesla Roadster Sport’u yakından görme, inceleme ve hatta kullanma fırsatı yakaladım. Bu Tesla, Türkiye’nin ilk Tesla’sı olmanın yanında şirketin ilk arabası. Benim gibi Tesla severler için tarihi bir fırsat ve her şeyin nasıl başladığını görme şansı. Arabayı kullanım tecrübelerimi aktarmadan önce bir arka plan öyküsü vereyim;

    Tesla Roadster

    Roadster BeyazTesla Motors’un ilk otomobili. 2003 yılında kurulan Tesla’nın “Çok Gizli Ana Planının” ilk aşaması bu arabaydı. AC Propulsion adlı bir şirketin

    Tesla Roadster konseptini doğuran lithium pilli AC Propulsion tZero

    Tesla Roadster konseptini doğuran lithium pilli AC Propulsion tZero

    teknoloji demosu olarak o zamanlar yeni olan lithium-ion pillerden geliştirdiği bu aksamı bir otomobil firması olarak lüks, elektrikli, spor otomobile çevirip satma amacı güderek kurulmuştu Tesla. Zira öyle de oldu ve elektrikli otomobiller ile ilgili oluşmuş “dandik, yavaş, eksik, yeşil golf arabası” imajı Roadster‘ın akıllara zarar performansı ile kırılmaya başladı. Elektrikli otomobil daha seri olmayı geçtim, genel olarak her anlamda “daha iyiydi.”

    İlk bakışta da işleri kolay görünüyordu; şasi geliştirmeyip, Lotus Elise şasisi kullanarak sadece batarya ve güç elektroniklerinin tasarımı yapılacak, Lotus şasisi ile montajı için İngiltere Lotus fabrikasına gönderilecekti.((Bkz. yerli elektrikli otomobil DMA Corolla. Ah bir de Tesla’nın gördüğü desteği görebilse…)) Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı.

    Lotus Elise ve aynı şasiden tasarlanmış Tesla Roadster

    Lotus Elise ve aynı şasiden tasarlanmış Tesla Roadster

    AC Propulsion teknoloji lisansına izin vermedi, çoğu şey sıfırdan Ar-Ge yapıldı ve geliştirildi. Piyasaya sürülmesine çok az bir süre kala vites kutusunda bir problem tespit edildi. Araba ilk olarak iki vitesli tasarlanmıştı ancak motorun torku o kadar yüksekti ki vites kutusu 5-10bin km’de parçalanıyordu. Sonuç olarak arabanın ikinci viteste kalmış hali piyasaya sürülmek üzere idi ki her şey sıfırdan yapıldı. Üstüne maliyet hesaplarında çok büyük yanlışlık yapıldığı ortaya çıktı ve rezervasyon sahiplerine henüz görmedikleri bir araba için iki kere para ödetildi. Üstelik Lotus şasisi içten yanmalı bir motora göre tasarlanmıştı ve orijinalden o kadar çok değişiklik yapıldı ki işin sonunda sıfırdan şasi yapılsa daha az zahmetli olurdu.

    Sonuç olarak bütün bu aksaklıklar 5 seneyi geçkin sürdü ve Tesla Roadster için bir sürü kez batmanın eşiğinden geçip her biri elle üretilmiş Tesla Roadster’lar ile 2008 yılında piyasaya çıktı. İngiltere Lotus fabrikasında yapılan montajı ile, arada ufak güncellemeler ile daha sağlam versiyonlar çıkartarak üretimin durduğu 2012’ye kadar 2000’den fazla Roadster üretildi. ABD satış fiyatları 140,000$ civarlarındaydı.

    Bu zamanlar Tesla’nın 50 küsür çalışanlı ufak bir California startup’ı olduğunu ve Avrupa’da bile faaliyet göstermediğini, bir fabrikasının bile olmadığını da hatırlatayım.

    Ali Bey

    ali-beyAli Bey meslek olarak otomobil ile uğraşan, bizler gibi bir teknoloji meraklısı. Kendisi İstanbul’da bulunan Beka Otomotiv’in sahibi ve Subaru, Mitsibushi bayiliği yapıyor. Kendisi 2009 civarlarında televizyonda bir belgesel izlerken o zamanlar yeni olan Tesla Roadster‘ın hikayesine denk geliyor ve ilgisini çekiyor. İlk başta Türkiye’ye getirme amacı ile o zamanlar daha yeni Avrupa kıtasında teslimlerine başlayacak ve iyi kötü bir Avrupa ofisi kuracak Tesla ile bağlantıya geçiyor. Gel zaman git zaman Tesla ile konuşmaları ilerliyor, yurtdışında bir test sürüşü yapıyor ve siparişini veriyor. Kendisi aslında daha büyük SUV tarzı arabaları sevmesine rağmen Tesla Roadster‘ı teslim alıp Türkiye’ye soktuğu 2010 yılından beri günlük hayatında hemen hemen her işi için kullanmış.

    O günden bugüne Ali Bey Türkiye’de Tesla’nın en büyük emekçilerinden. 2013’de Model S‘in Avrupa’da pazara sürülmesi ile başlayan süreçte belirsiz olan ithalat mevzuatlarını kovalayan, araştıran, uğraşan ve risk alan kişi kendisi.((Roadster’ı aldığı yıllarda elektrikli otomobil için adam gibi bir ÖTV yasasının bile olmadığını hatırlatayım)) Türkiye’ye 50’den fazla Tesla Model S‘in ithalatında emeği ve yardımı var. Ancak Tesla yoluna birçok kez taş koymuş. Çünkü Tesla prensip olarak herhangi bir ülkede kimseye bayilik vb. bir imtiyaz tanımak istemiyor. Satıştan servise her noktayı kendisi kontrol etmek istiyor. Ali Bey’i de iyi niyetine rağmen bayi olma niyetinde algılamışlar ki lafı neredeyse “Türkiye’yi henüz desteklemiyoruz, almayın.”a getirmişler.

    Ancak Ali Bey yılmamış ve bizim gibi merakı, isteği ile emek harcayarak sürekli değişen mevzuatlara ayak uydurarak 50’den fazla Model S ithalatına önayak olmuş. Hala daha kendisinin bir Model S‘i yok ve 2010 model Roadster‘ı kullanmaya devam ediyor. Sene sonunda doğru Model X‘i de Türkiye’ye getiren ilk isim olacak ve belki de bir SUV sever olarak onu kullanmaya başlar.

    Bir yandan da sitede kabaca anlattığımız Türkiye’ye Tesla İthal Etme yöntemlerini en iyi bilen ve en tecrübeli isim. İsteyenlere bu konuda da yardımcı oluyor. Bilgi için benimle bilgi@teslaturk.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.


    Kendisi hoş sohbetimizin ardından bana Roadster‘ı çok yakından inceletti hatta çok şaşırtacak bir şekilde bu kadar nadir ((Türkiye’ye giren diğer tek Roadster Ali Ağaoğlu’nun idi, o da Ar-Ge için İTÜ’ye bağışladı.)) ve spor otomobili bana kullandırttı. 5-10km de olsa bir Roadster kullanmış oldum. 

    Galeri;

    Araba’nın teknolojisi ve kullanım tecrübem ile alakalı genel aklıma gelenler;

    • Pilleri Model S‘te kullanılan ve o zamanlar laptop pillerinde kullanıldığı için piyasada en çok bulunan ((bulunabilirlik = ucuz fiyat)) 18650 formatında Lithium piller. Sadece daha sonra Model S üretiminde adet artışı ile Panasonic’e özel18650((18mm çap, 65mm boya sahip silindir piller)) pilleri yaptırıldıysa da,((pil kimyasında elektriklik otomobilde kullanmaya yarayacak çok ufak farklılıklar ile)) Roadster pilleri hiç oynanmamış laptop pili. Bu pillerin 6831 adedi ile 53kWh kapasiteli bir batarya yapılmış. Orijinal hali ile tek şarj ile 380-400km civarı yol kat edebiliyor.
    Tesla Roadster bataryası, Model S'te olduğu gibi 18650 pillerinden 6831 adedi ile bu şekilde yapıyordu. Ancak şasinin el vermemesi sebebi ile Model S aksine tabanda değil, arkada bulunuyordu.

    Tesla Roadster bataryası, Model S’te olduğu gibi 18650 pillerinden 6831 adedi ile bu şekilde yapıyordu. Ancak şasinin el vermemesi sebebi ile Model S aksine tabanda değil, arkada bulunuyordu.

    • Şasi Lotus Elise’in içten yanmalı motora göre tasarlanmış şasisi olduğundan kargo alanı çok az. Batarya motor ve güç elektronikleri ile birlikte ‘bagaj’ diye tabir edebileceğimiz bölgede duruyor. Ön kaporta zaten küçük, orada da soğutucu fanlar ve başka elektronikler var. Arkada ufak bir kutu kadar kargo alanı mevcut.
    • Araba gerçekten çok küçük ve yere çok yakın. Ben başka adam gibi spor otomobil sürmedim diye mi bilmiyorum ama “spor” adının hakkını veriyor. Kabin bana çok dar geldi ama ben uygun bir referans noktası değilim daha önce bir spor otomobil tecrübem olmadığı için. Dikiz aynalarının görüş açıları da bana zayıf geldi. Yine inip binmede çok zorlandım yere yakın olmasından ötürü.
    • tesla-roadster-direksiyon

      Roadster direksiyon ve hız göstergeleri.

      Hard top üste sahip, çıkartılıp üstü açık hale gelebiliyor.

    • Ali Bey’in 6 senede 80,000km yaptığı kullanım sonucu batarya ömrü yaklaşık %15 gerilemiş. Ancak hala tek dolum ile 320km civarı gidilebiliyor.
    • Araba arkadan itişli ve direksiyonda hidrolik yok. Aynı zamanda hidroliksiz direksiyonlu ilk kullandığım araba da Tesla Roadster olmuş oldu.
    • Performansı çok iyi. Ali Bey 0-100km/s hızlanmasının 4 saniye olduğunu belirtti. Çok iyi bir rakam. Ancak yol tutuşu o kadar harika değil. Kullandığım kısa sürede denemek için her bastığımda hem bu kadar nadir bir otomobili emanet kullanmam, hem yol tutuştan ötürü içimde bir korku oluştu. Yere çok sağlam basmıyor.
    • Roadster yapıldığı zamanlarda Tesla’nın Avrupa ayağı yoktu, hatta o zaman Avrupa’da elektrikli araçlar için Tip-2 fiş zorunluluğu bile henüz yasalaşmamış olabilir. Bu yüzden Ali Bey’in de Roadster’ının fişi ABD’de kullanılan J1772 fişinden. Yine aynı sebepten Roadster trifaz şarjı desteklemiyor ABD’de trifaz elektrik çok yaygın olmadığından. Roadster charger’ı 240V-70amper’e kadar (16,5kW) şarjı desteklese de Ali Bey 32Amper sigortalı normal bir prizden şarj ediyor. Yani 240*32 = 7,5kW. Boş bataryayı doldurması 7+ saat sürüyor. Üstelik Roadster Superchargerlarda şarjı da desteklemiyor. Roadster yapıldığı sıralarda ilk Supercharger istasyonunun kurulmasına ve büyük ihtimalle teknolojinin geliştirilmesine daha yıllar vardı.
    • Arabanın içi gayet normal, diğer arabalar gibi. Model S‘ten alışık olduğumuz internete bağlı, dokunmatik dev ekran gibi şeyler yok. Basit ve çok küçük bir dokunmatik ekran var tüketim değerlerini gösteren. Hatta o zamanın zihniyetini ve elektrikli otomobil bilinci yayma çabasını çok net görebiliyorsunuz. Tipik bir Elon Musk ve California kafası olarak “Tasarruf edilen varil petrol miktarı“, “Dünyaya salınması engellenen karbon miktarı” gibi basit bir şekilde arabanın km’sini baz alarak hesaplanan, pazarlama kokan hikaye değerler ekranda mevcut.
    Roadster'ın içinin Model S ile alakası yok. Aşağıdaki ufak dokunmatik ekrandan şarj durumu, tüketim, sürüş modu gibi şeyler değiştirilebiliyor. Arabanın geliştirildiği yıllarda dokunmatik ekranı ile şaşırtan iPhone'ların bile yeni çıktığını hatırlatalım.

    Roadster’ın içinin Model S ile alakası yok. Aşağıdaki ufak dokunmatik ekrandan şarj durumu, tüketim, sürüş modu gibi şeyler değiştirilebiliyor. Arabanın geliştirildiği yıllarda dokunmatik ekranı ile şaşırtan iPhone’ların bile yeni çıktığını hatırlatalım.

    • Ali Bey geride bıraktığımız 6 senede arabanın ciddi bakımlarını hep Tesla’nın periyodik olarak Avrupa’dan gönderdiği mühendisler ile yapmış. Ki anladığım kadarı ile ilk yıllarda Tesla daha şimdiki kadar gelişip kurumsallaşmamış iken destek daha kolaymış. Zaten Ali Bey’in kendisi de otomobilci olduğu için ve sahibi olduğu bir servis atölyesi olduğu için ufak şeylerde sorun yaşamamış. Ben gittiğimde mesela arabayı kaldırmış ufak bir vuruk ile alakalı çalışıyorlardı.

    Bu tecrübe için buradan Ali Bey’e tekrardan selamlarımı iletiyor, teşekkür ediyorum. Bir Tesla sever olarak gerçekten bulunmaz bir fırsat idi. Aşağıda sürüş sırasında çektiğimiz kısa bir videoyu da izleyebilirsiniz. Açının kusuruna bakmayın, araba gerçekten dar.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.