Karıştırılan konseptler: Hibrit, Plug-in Hibrit, Elektrikli Otomobil, Hidrojen

21. yy’ın ilk çeyreğinin sonuna başından daha yakın olduğumuz bu günlerde aynı geçen yüzyıl bu zamanlarda olduğu gibi bireysel ulaşım bir devrim yaşamak üzere. 20. yy’a geçişte fosil yakıtların yakımı ile enerji üreten içten yanmalı motorların çıkması ile bir devrim yaşanmış, otomobil furyası çok kısa sürede tüm dünyayı sarıp herkesin hayat stillerini değiştirmişti. Aynı devrimi bu sefer içten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara geçişte yaşıyoruz ve her geçen sene elektrikli otomobiller içten yanmalı motordan daha iyi olduklarını kanıtlamaya devam ediyor. Biz de bir yandan gerek reklamlar, gerek araba galerileri olsun bir sürü elektrikli otomobil adı ve çeşidi duymaktayız. Bu yazımda farklı çeşit elektrikli otomobillere açıklık getirmeye çalışacağım.


 

Hibrit (HEV – Hybrid Electric Vehicle);

hibritİçten yanmalı klasik otomobillere göre en az farkı olan bu tür aynı zamanda ülkemizde en yaygın olandır. Şarj etmenize ihtiyaç olmayan bu çeşitte normal bir içten yanmalı motor, ufak bir pil ve ufak bir elektrikli motor mevcuttur. Ufak pil içten yanmalı motor tarafından aynı klasik otomobillerde 12V’luk aküyü doldurur gibi doldurulur. Sadece elektrikli motorla ufak mesafeleri düşük hızlarda gidebilen versiyonları mevcut bu otomobillerde asıl yük benzinli motordadır. Elektrikli motor gerekli olduğunda güç yardımı yapar ve içten yanmalı motorların geç tepki sürelerini, düşük devirde oluşan tork eksikliğini telafi etmek için kullanılabilir. Ülkemizde en yaygın hibrit elektrikli otomobiller Honda ve Toyota’nın hibrit birkaç modelidir. Asıl amacı benzin tasarrufu ve az tüketim olan hibritler devrime en uzak türdür ve benzin fiyatlarındaki düşüşten satış olarak en kötü etkilenirler. Herhangi bir vergi avantajları da yoktur.

Plug-In Hibrit (PHEV – Plug-in Hybrid Electric Vehicle)

Hibrit otomobillere göre farkı şarj edilmesidir. Yine hem içten yanmalı motoru hem elektrikli motoru mevcuttur. Elektrikli plug-in-hybridmotoru daha güçlü, pili daha büyüktür. Bazı modellerde normal hibritlerin tam tersi durum oluşabilir; yani elektrikli motora benzinli motor yardımcı olur. Hibritlere göre 50-60km gibi daha kullanışlı mesafeleri sadece elektrikli motorla gidebilir ancak uzun mesafelerde, yüksek hızlarda veya şarj etmeme durumunda yine içten yanmalı motor motor devreye girer. Yine bir içten yanmalı motora sahip olduğu için ülkemizde herhangi bir ÖTV avantajı yoktur. Ülkemizde satışta olanlar arasında bu araca örnek olarak yeni BMW i8 gösterilebilir.

Elektrikli Otomobil (BEV – Battery Electric Vehicle)

2013-tesla-model-s%100 elektrikli dediğimiz bu otomobil türü sadece bir elektrikli motor ve pile sahiptir, tek güç kaynağı o olduğu için doğal olarak şarj edilmeye de ihtiyaç duyar ve tek şarj ile gideceği menzil pil büyüklüğüne göre değişir. Tesla Motors’un ürettiği tüm otomobiller, ülkemizde satışı başlanan BMW i3 ve Renault Fluence Z.E. bu otomobillere örnektir. Uzun vadede devrimin gittiği yön elektrikli otomobillerdir ancak yüksek maliyetler şuan için önlerindeki tek engeldir. 5-10 sene gibi bir kısa süre içerisinde maliyetleri düşüp kitleler tarafından alınmaya başlanıcak olsa da ülkemizde altyapısı en az olan, mevcut çeşidi en az olan ve en az tercih edilen tür budur. Aynı zamanda ÖTV’si motorun gücüne göre değişmekte olduğu için (%3,%7 veya %15) minimum %45 olan içten yanmalı motor ÖTV oranlarına göre oldukça avantajlıdır. Ayrıca herhangi bir emisyonu veya içten yanmalı motoru mevcut olmadığı için yıllık MTV’den de muaftır ve motorlu taşıtlar vergisine tabi değildir. Performans olarak da içten yanmalı motorlardan kat kat verimli, tork avantajlıdır ve elektrik altyapısı zaten dünyada oldukça gelişmiş olduğu için en mantıklı yön odur. Hareketli parça azlığından dolayı bakım maliyeti de en az olan bu otomobil türü içten yanmalı motor teknolojisinden çok daha iyi olduğunu yazı tarihi itibariyle 60.000’e yakın satan Tesla Model S ile her geçen gün kanıtlamaktadır.

Yakıt Hücreli Elektrikli Otomobil (FCEV – Fuel Cell Electric Vehicle)

Son yıllarda Toyota’nın üzerine yoğunlaştığı ve yurtdışında ilk örneğini piyasaya çıkarttığı hidrojen yakıt hücreli otomobil türü elektrikli otomobillerden farklı olarak enerjiyi lithium-ion veya bir başka tür pilde değil hidrojen tanklarında hidrojen şeklinde saklar. Daha sonra bu aşırı yanıcı hidrojeni yakıt hücrelerinden geçirerek elektrikli motorun kullanabileceği güç haline getiren 2016_Toyota_Mirai_055-537x357bu otomobil türünün tek avantajı otomobile benzin doldurur gibi hidrojen doldurulabilmesidir. Ancak baştan aşağı hidrojen istasyonu altyapısı kurulması gerekliliği vardır, hidrojenin uçuculuğu ve yanıcılığı sebebiyle güvenlik konusunda soru işaretleri mevcuttur ve performansı pilli elektrikli araçlara oranla çok daha azdır. Bu teknolojinin neden tutmayacağını teknolojinin “salakça” olduğunu düşünen Tesla Motors CEO’su Elon Musk’ın cümleleriyle okuyabilirsiniz. Ülkemizde mevcut olmayan bu otomobil türünü ilk kez Toyota Mirai’yi Amerika’da piyasaya çıkarmış ve ilk hidrojen istasyonunu California’da açmıştır. Bu otomobil altyapı eksikliği yüzünden daha çok deneme tahtası gibidir ve elektrikli motorların en büyük avantajı olan milisaniyelik tepki süresi ve ani torku kullanamaz çünkü gaza basmanız ile hidrojenin elektriğe çevrilip motora aktarılması pilde mevcut elektriği direk kullanmaktan çok daha uzun sürer. ÖTV oranları yine içten yanmalı motoru mevcut olmadığı için motor gücüne göre %3-%7 ya da %15’tir. Tek eksozu da hidrojenden açığa çıkan su buharıdır.


 

Her türlü soru ve öneri için

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

3 Cevaplar

  1. calvin klein diyor ki:

    burada atlanılan konu tesla yı hariç tutarsak elektrikli otomobillerin önündeki asıl büyük engel yüksek maliyetler değil menzil sorunudur. yüksek ilk alım fiyatını olmayan mtv, çoooooook düşük periyodik bakım giderleri, neredeyse olmayan arızalar, ve gene çooooooooook düşük tüketim değerleri gözardı edilebilir hale getirebilr aslında ama menzil konusu sıkıntılı(tesla ve supercharge mevzusunu hariç tutrsak) ben bugün borusan oto ya gidip range extender sız bir bmw i3 alabilirim maddi olarak. ama konyada yaşıyorum yılda sadece 7-8 defa istanbula gidip geliyorum otomobille. tam bilmiyorum ama i3 ün uzun yolda menzili maksimum 100mile/160km falan olması lazım e konya şehri merkezinden istanbul taksim 770km civarında her 160 km de bir durup en az 4 saat şarz beklesem o yolu 3 günde zor giderim ben 2011 model honda jazz ımla depoyu fulleyerek hiç yakıt almak için durmadan aynı yolu 5.5-6 saat te gidebiliyorum hali hazırda.. 2003 model bmw 530d ile gittiğimde 4saat50 dakika sürüyor yolculuk. işte plug-in hybrid in üstünlüğü burada ortaya çıkıyor. ş.içinde 4 günde bir şarz ederim evden işe hiç fosil yakıt tüketmeden gider gelirim, uzun yola çıkacağımda da gene full şarz ederim benzin/mazot deposunu da fullerim şarz bittiği noktada konvansiyonel motor elektrikliyi şarz eder istanbula kadar hi. durmadan gidebilirim… önümüzdeki 10 yıl içersinde(gene tesla hariç) full elektrikli araçlar da 600-900 km menzile ulaşakclar mutlaka hatta 1.000-1.200km gibi menziller de görebilriz ve o zaman piyasadaki mevcut araçlarımız hurda statüsüne kavuşup ferrari-lamborghini-aston martin gibi iş fikri farklı olan markalar hariç tüm otomotiv endüstrisi ve insanoğlu çok hızlı bir şekilde elektriğe geçiş yapacaklar zaten. ama önümüzdeki 10 yıl için ben popüler kavramın plug-in hybrid olacağını düşünüyorum…

    selametle…. 🙂

  2. Anonim diyor ki:

    peki mild hybrid ne oluyor ?

  1. 15/11/2015

    […] Karıştırılan konseptler; Elektrikli, Hibrit, Plug-in Hibrit, Hidrojen […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.